haber başlıkları

 

haber başlıkları

görünce, senincesaretini görünce ve sana – sana neler yapabileceklerini- düsününce…Adam kızın gayri ihtiyari titrediğini hissetti; kız hâlâ o gecenin kâbuslarını görüyordu. Kızkonusmaya çalıstı ama Caramon kızın verdiği tepkiden yararlanarak konusmasını sürdürdü.Seni kardesimleyken haber başlıkları gördüm. Bu bana, eski günlerdeki kendi halimi hatırlattı -sesi hüzünlendi-ona karsı o kadar müsfik, o kadar sabırlısın ki.Crysania kendisini adamın ellerinden kurtarmadı. Sadece olduğu yerde kalıp adama berrak, grigözleriyle bakarak, beyaz cüppesini bağrına basıp durdu. Bu da baska bir neden Caramon, dedihüzünle. Senin bana karsı artan -simdi yanakları biraz pembe-lesmisti- düskünlüğünü hissettim;benim hos karsılamayacağım bir ilgiyi zorla göstermeyeceğini bilecek kadar seni çok haber başlıkları iyi tanıdığımhalde seninle aynı çadırda tek basıma kalmak beni rahatsız ediyor.Crysania! diye basladı Caramon, yüzü keder içindeydi, kızı tutan elleri titremeye baslamıstı.Bana karsı hissettiklerin ask değil, Caramon, dedi Crysania yavasça. Yalnızsın, karınıözlüyorsun. Senin asık olduğun o. Biliyorum, Tika hakkında konusurken gözlerindeki sefkatigördüm.Tika’nın ismini duyunca adamın yüzü karardı.Sen asktan ne anlarsın? diye sordu aniden Caramon, kızı bırakıp bakıslarını çevirerek. Tika’yaasığım, tabii. Bir sürü kadına asık oldum. Tika da kendi namına bir sürü adama asık olmusturbahse girerim. Hiddetle derin bir nefes aldı. Bu doğru değildi ve o da bunu biliyordu. Ama bukendi suçluluk duygusunu, aylardır boğustuğu suçluluk duygusunu biraz hafifletiyordu. haber başlıkları Tika birinsan! diye

azıları onlar arasındaki büyülü savasın dünyayıyok edebileceğini bile düsünüyor.Kitiara elini kaldırıp elfin gür, ipeksi saçları arasında gezdirerek,223adamın istekli dudaklarını boğazına doğru çekti. Ama… bir sansı var mı? haber başlıkları diye ısrar etti kadınkısık sesle.Duraksayan Dalamar, kendini geri çekti. Elleri hâlâ kadının omuzlarmdaydı, yüzüne bakmak içinKitiara’yı kendisine doğru çevirdi. Gözlerinin içine bakınca kadının ne düsündüğünü gördü. Tabii.Her zaman için bir sans var.Peki Kapı’dan geçmeyi basarırsa sen ne yapacaksın? Kiti-ara’nın eli hafifçe Dalamar’ıngöğsünde, üvey kardesinin o korkunç izini bıraktığı yerde duruyordu. Elfin gözlerine bakan gözleriarzuyla parlıyor neredeyse ince hesaplar yapan aklını gizliyordu.Onun bu dünyaya geri dönüsünü durdurmam gerekiyor, dedi Dalamar. Geçmesine engelolmak için Kapı’yi tıkamam gerekiyor. Adam parmaklarını kadının çarpık, kıvrımlı dudaklarıüzerinde gezdiriyordu.Böylesine tehlikeli bir görev için sana verilecek ödül ne olacak? Kadın kendisini iyice adamayaslayarak, oyuncu bir edayla parmak uçlarını ısırıyordu.O zaman Kule’nin efendisi ben olacağım, diye cevap verdi. Ve Kara Cüppe Tarikatı’nın birsonraki bası. Neden?Sana yardım edebilirim, dedi Kitiara, içini çekerek; bir yandan da parmaklarını Dalamar’ıngöğsünden yukarı omuzlarına doğru kaydırıyor, ellerini adamın tenine bir kedinin pençesi haber başlıkları gibigömüyordu. Dalamar, neredeyse

haber başlıkları

öndü.Raistlin’in silueti Kapı’da duruyordu; ana hatları koridorda alev alev yanan mesalenin ısığıyanısıra cüppesinin altında biriken kendi ısığıyla, içinden gelen kötü bir ısıkla da belirginlesmisti.Garip bir kuvvetle çekildiğini hisseden Crysania, bakıslarını haber başlıkları gökyüzüne çevirince aynı kara ısıklaparlayan Nuitari’yi gördü…Kara Ay’ı.Bir an için gözlerini kapatarak, cosan kanı ile kalp atıslarının sarhosluğuyla kendinden geçti.Sonra güçlendiğini hissederek gözlerini açtığında Raistlin’in önünde durmakta olduğunu gördü.Kız nefesini tuttu. Onu, büyüsünün coskusu içinde görmüstü, yenilgi ve ölümle savasırkengörmüstü. Simdi de kuvvetinin doruğunda, kara gücünün tüm heybetiyle görüyordu. Yüzüne,357Tkızın zorla tanıdığı yüzüne kadim bir irfan ile zekâ hakim olmustu.Zamanı geldi Crysania, dedi büyücü, ellerini uzatarak.Kız, adamın ellerini tuttu. Parmakları üsümüstü, adamın teması yaktı. Korkuyorum, diyefısıldadı kız.Adam kızı yakınına çekti.Korkman için bir neden yok, dedi. Tanrın seninle birlikte. Bunu açıkça görüyorum. Korkan,benim Tanrıçam, Crysania. Onun korktuğunu hissediyorum! Seninle birlikte zamanın sınırlarınıgeçerek ölüm diyarına gireceğiz. Birlikte Karanlık’la savasacağız. Birlikte Takhisis’i dizlerininüzerine devireceğiz!Elleriyle kızı göğsüne bastırdı, kolları kızı sardı. Dudakları kızın dudakları üzerine kapanaraköpücüğüyle kızın nefesini çaldı.Crysania gözlerini kapatarak; büyülü atesin, ölülerin cesetlerini yutan atesin, kendi bedenini,bunca yıldır içinde saklandığı, soğuk, korkmus, beyaz cüppeli kabuğunu da yutmasına izin verdi.Adam haber başlıkları geri çekilip,

.Sadece Raistlin’in büyüsünün korkusu adamların daha hızla atılmalarına mani olduğunu biliyordu;-kardesinin aniden tutan öksürük nöbetini duyan- Caramon, Raistlin’in gücünün hemenbiteceğinden korkuyordu.117116Aklı karısmıs olan Crysania’yı yakalayan Caramon, korkmus ve ı hiddetlenmis kalabalığadönerken, kızı korurcasına arkasına aldı.Bu kadına dokunacak olursanız, liderinizin haber başlıkları öldüğü gibi ölür-; = sunuz, diye bağırdı; sesi tümgücüyle yağan yağmurun altında ij yüksek ve net çıkmıstı.Neden bir cadının yasamasına izin verecek inisiz? diye hırla- ‘ di biri; etraftaki adamlardan aynıfikirde olduklarını beyan eden homurtular yükseldi.Çünkü o benim cadım! dedi Caramon sertçe, etrafına kararll bir bakıs savurarak. ArkasındaCrysania’nın sinirli sinirli derin bir nefes aldığını duydu ama Raistlin kıza ikaz edici bir biçimdebakın-1 ca, kız konusacaktıysa bile sağ duyusunu kullanarak sustu. Beni esir etmis falan değil,hem benim, hem büyücünün emirlerine uyuyor. Size bir zarar vermeyeceği konusunda yeminederim.Adamların arasında bir uğultu oldu ama Caramon’a çevrili olaı gözleri artık tehditkârgörünmüyordu. Daha önce bir takdir varken artık hasetle karısık bir saygı vardı, onu dinlemeyecan atıyorlardı.Haydi yolumuza devam edelim, diye basladı Raistlin hafifçe, ve biz…Bekle! dedi Caramon disleri arasından. Kardesinin kolunu yakalayarak kendisine doğru çekti vefısıldadı. Bir fikrim var. Sen Crysania’ya dikkat et!Basıyla onaylayan Raistlin, gözleri artık sakinlesmis olan haydut grubu üzerinde olan, kendisi desakinlesen Crysania’nın yanında durmak için harekete geçti. Caramon, cesedi artık kızıllasmayabaslayan toprak üzerinde yatan ogre melezine doğru yürüdü. Eğilerek yerdeki koca kılıcı,Çelikpermak’ın ölü elinin yanından hırsla çekip çıkartarak basının üzerinde kaldırdı. Kocasavasçının muhtesem bir görüntüsü vardı: Atesin ısığı bronz teninden yansıyor, katlettiğidüsmanının cesedi üzerinde zaferle haber başlıkları dururken kollarındaki kasla

haber başlıkları

haber başlıkları a

i, diye fısıldayınca Raistlin, neredeyse hemen Crysania’nın basıönüne düstü, gözleri kapandı ve derin, büyülü bir uykuya daldı. Kızın önüne gelen Raistlin uzunsüre kıza baktı.Göz yaslarının haber başlıkları lekelerini ve kanı, yüzünden temizlemis olmasına rağmen, kızın, uzunkirpiklerinin altındaki mavi gölgelerden, dudağındaki bir kesikten ve solgunluğundan, karanlıktayaptığı yolculuğun izleri anlasılabiliyordu. Elini uzatan Raistlin kızın büklümler halinde gözlerinedüsen saçlarını kibarca geri çekti.Oda atesle ısındıkça Crysania battaniye olarak kullandığı kadife perdeyi yana atmıstı. Yırtıkpırtık olmus, kanla lekelenmis beyaz cüppesi boynundan açılmıstı. Raistlin derin ve düzenli nefesalıs verisiyle yükselip alçalan kumasın altından kızın göğüslerinin yumusak kavislerinigörebiliyordu.Ben de diğer erkekler gibi olsaydım, benim olurdu, dedi yavasça.Eli kızın yüzü yanındaydı; kızın kara, canlı saçları parmaklarınadolanıyordu.Ama ben diğer erkekler gibi değilim, diye mırıldandı Raistlin. Kızın saçını bırakarak, kadifeperdeyi kızın omuzları ve uyuyan bedeni üzerine çekti. Crysania, belki de görmekte olduğu tatlıbir düs nedeniyle gülümsedi, koltuğuna iyice yerlesti, basını koltuğun koluna dayarken, elleriniyanağının altına yastık yaptı.Raistlin’in eli kızın yüzünün pürüzsüz cildi haber başlıkları üzerinde gezindi, aklhaber başlıkları

 

haber başlıkları b

ken nasıl okorkunç rüyaları görürdüm…o korkunç rüyaları?… Bir an için sesi çıkmadı. Öksürdü.Dkizinden hiç ses çıkmıyordu.189Böfüm 7Raistlin boğazını temizledikten sonra fısıldadı, Sen haber başlıkları de benim uykumu korurdun kardesim.Onları uzak tutardın…Hatırlıyorum, diye geldi boğuk bir ses.Caramon… diye basladı Raistlin ama bitiremedi. Acı ve yorgunluk çok fazla gelmisti. Karanlıksanki üzerine geliyor, rüya saklandığı yerden yaklasıyordu.Derken bir zırh tangırtısı duyuldu. Koca, hantal bir gölge belirdi yanında. Derileri gıcırdayanCaramon, kardesinin yanına oturdu, sırtını bir ağaç gövdesine dayayarak kılıcım kucağına aldı.Sen uyu Raist, dedi Caramon kibarca. Büyücü, kaba, sakar bir elin omzunu oksadığını hissetti.Ben uyanık durur, nöbet tuta- .Wrım…Battaniyesine iyice sarınan Raistlin gözlerini kapattı. Tatlı ve huzur dolu uyku üzerine çöktü.Hatırladığı son sey, kısa süreli bir rüya imgeleminin kemikli elinin, ona uzandığı ama bunun daCaramon’un kılıcından çıkan ısık tarafından uzaklastırıldığıydı.190oca adam oturduğu yerden ileri eğilip vadideki köye bakarken, altındaki athuzursuzca burnundan soludu. haber başlıkları Kaslarını çatan adahaber başlıkları

 

haber başlıkları c

bessümü bosa gitmisti. Düsüncelere dalmıs olan Raistlin, gnome’u, Tas’ı buz kesenbir ifadeyle süzmeye baslamıstı.Alet dağılmıstı dememis miydin? dedi Raistlin yavasça.Evet. Tas yutkundu. Raistlin’in elinin gevsediğini hisseden, düsüncelere dalıp gittiğini görenTas, haber başlıkları biraz kıpırdanarak kendisini büyücünün elinden kurtarmaya çalıstı. Fakat hayretler içindekalan Tas, Raistlin’in kendisini bıraktığını fark etti; Raistlin elini öyle ani bırakmıstı ki Tas,neredeyse sırt üstü yere düsecekti.Alet dağılmıstı, diye mırıldandı Raistlin. Aniden Tas’a dikkatle bakmaya basladı. O halde …kimtamir etti onu? Basbüyücü-nün sesi ancak bir fısıltı kadar çıkıyordu.Tas, Raistlin’den geri geri kaçmaya çalıstı. I…insallah büyücüler kızmaz. Gnimsh tamir etti. BunuPar-Salian’a anlatırsın, değil mi Raistlin? Ben basımı derde sokmak istemiyorum…yani zaten basımonunla yeterince dertte. Alete pek bir sey yaptık sayılmaz. Gnimsh sadece…sey… tekrar parçalanbir araya getirdi -eski halindeki gibi- çalıssın diye.Yeniden mi birlestirdi? diye ısrar etti Raistlin, gözlerindeki o aynı, garip ifadeyle.E…evet. Zayıf bir sırıtısla Tas, gidip tam konusmak üzere olan gnome’ un kaburgalarını dürttü.Ye…niden birlestirdi. Evet, bu tabir doğru. Yeniden birlestirdi.Ama, Tas… diye basladı Gnimsh yüksek sesle. Ne olduğunu hatırlamıyor musun? Ben…326Kapat çeneni! diye fısıldadı Tas. Bırak ben konusayım. Burada basımız büyük dertte! Büyücüleraletleriyle oynanmasından hoslanmaz, bu aletleri daha haber başlıkları iyi bir halehaber başlıkları

 

haber başlıkları

sonra döndü ve piyade alayındaki komutanlardan biri olarak diğerlerini izledi.Duncan ona hiddetle bakmıstı. Reorx sakallarını tutusturur insallah! diye mırıldandı arkasındangiderken. Koca kapılar savru-lurcasına açılıp, ordusu dısarı çıkarken o da orada bulunacaktı.Kendisini kim zannediyor? Kendi oğullarım bana böyle haber başlıkları davranamaz! Bu böyle devam etmemeli.Savastan sonra, onu hak ettiği yere getirmeli.Kendi kendine homurdanan Duncan neredeyse asağıya inen merdivenlere varmıstı ki kolunda birel hissetti. Bakınca Argat’ı gördü.Senden rica ediyorum Kral, dedi cüce, kaba diliyle, bir kez daha düsünesin diye. Planımızgüzel. Su değersiz kayaları bırak. Görsünler günlerini. Açık alandaki orduları isaret etti. Onlargüçlü değil. Biz Thorbardin’e geri çekilirsek onlar da bizim pesimizden ovalara girer. Biz yenidenPax Tharkas’ı alıp bam -kara cüce ellerini birbirine vurdu- onları yakalarız! Onları kuzeydeki PaxTharkas ile güneydeki Thorbardin arasına kıstırırız.Duncan soğuk bir edayla Devan süzdü. Argat bu stratejiyi Savas Kurulu’na da önermisti veDuncan o zaman da böyle bir seyi Devarın nasıl düsünmüs olabileceğine hayret etmisti. Dewarlargenelde askeri meselelerle pek ilgilenmezlerdi, ilgilendikleri tek bir sey vardır: Ganimettenalacakları pay. Yoksa bunun altında da savası engellemeye çalısan Kharas mı vardı?Duncan sinirlenerek Devarın elini kolundan attı. Pax Tharkas hiçbir zaman düsmeyecek! dedi.Senin stratejin bir ödleğin stratejisi. Ben bu ayaktakımına hiçbir sey vermem, bir bakır parçasıbile, yerden bulacağım bir çakıl tasını bile! Burada ölürüm daha iyi!Sert adımlarla uzaklasan Duncan merdivenlerden asağıya indi, sakalı hiddetinden diken dikenolmustu.Duncan’ın ayrılısını seyreden Argat’ın dudakları alayla kıvrıldı. Belki de bu sefil kayanınüzerinde ölürsün Kral Duncan. Ama Argat ölmeyecek. Kuytudaki bir haber başlıkları kösede, gölgeler içindeduhaber başlıkları

haber başlıkları d

cüppesine sarınmıs yatan, dudakları soğuk-23tan mosmor kesilmis kardesine doğru yürüdü.Bedenlerinin ısısının birbirlerini ısıtacağını bilerek, büyücünün yanına uzanan Crysania, perdeyiüzerlerine örterek basını Raist-lin’in omuzuna koyarak gözlerini kapattı ve ve kendisini karanlığınkucağına bıraktı.Böfiim 3Kız ona haber başlıkları ‘Raistlin’ diye seslendi!Ama sonra Tistandantilus’ diye!Nasıl emin olacağız? Bu doğru değil! Kehanette söylendiği gibi Korudan gelmedi. Güçle gelmedi!Ya bu diğerleri? Tek basına gelmesi gerekiyordu!Yine de büyüsünü hisset! Ben yine de ona karsı gelmeye cüret edemem…O kadar büyük bir ödül için bile mi?Kan kokusu seni çıldırttı! Eğer bu oysa ve senin onun seçmis olduğu kisinin kanıyla ziyafetçektiğini anlarsa seni, sıcak kanın hayallerini kurduğun ama hiçbir zaman tadamayacağın sonsuzkaranlığa yollar!Ama eğer o değilse, biz de bu yeri korumak olan görevimizi ihmal etmis oluruz, o zaman O tümgazabıyla gelir; haydi öyle bir kaderi hos göster bana!Sessizlik. Sonra,Emin olmanın tek bir yolu var…Tehlikeli. Çok zayıf, onu öldürebiliriz .Bilmemiz sart! Onun ölmesi, bizim Karanlık Majeste’ye olan görevimizi ihmal etmemizden dahaiyi.Evet…Ölümünü açıklayabiliriz. Yasamı…açıklanamayabilir.2524Soğuk, dağlayıcı bir acı, beynini desen buz kıymıkları gibi bilinçaltının katmanlarını deliyordu.Raistlin acının pençesinde debelendi, baygınlık ve yorgunluğun sisi arasından, bir kısa an, bilinçlifarkındalığına varabilmek için savastı. Gözlerini açınca, iki soluk kellenin, engin karanlık gözleriylekendisine bakarak tepesinde yüzdüğünü görünce, korku neredeyse nefesini kesip onu boğacaktı.Elleri göğsündeydi…ruhunu parçalayıp geçen iste o buz haber başlıkları gibi parmakların temasıydhaber başlıkları

 

haber başlıkları e

tı; yine de ona dokunmamıstı.Evet, kabul ediyorum. Yine de onu affedemiyorum. Ama bu, senin Tanrın ile benim aramda olanbir sey, dedi Raistlin haber başlıkları azarlar-casına.Crysania dudağını ısırdı. Beni azarlamanı kabul ediyorum. Bunu hak ediyorum. Bir an içinsessiz kaldı. Raistlin de konusmaya pek gönüllü değildi, yüzündeki çizgiler derinlesmisti.Caramon’a Tanrıların bizimle olduğunu söyledin. Öyleyse sen337de benim Tanrımla bir irtibat kurdun… Paladine ile? diye sormaya cesaret etti tereddütle.Tabii, diye gülümsedi Raistlin o çarpık tebessümüyle. Bu seni sasırttı mı?Crysania içini çekti. Bası önüne eğildi, kara saçları omuzlarına döküldü. Odadaki soluk mehtap,kızın siyah saçları üzerinde yumusak, mavi bir aydınlıkla yansıyor, teninin saf bir beyazlıklaparlamasına neden oluyordu. Kızın kokusu odayı, geceyi dolduruyor-du. Saçında bir temashissetti. Basım kaldırınca Raistlin’in gözlerinin içinden, derinlerden bir yerden, büyüyle hiç ilgisiolmayan yerden kaynaklanan bir ihtirasla yandığını gördü. Crysania nefesini tuttu ama tam haber başlıkları o andaRaistlin ayağahaber başlıkları

 

haber başlıkları f

z dönerekboğuk bir sesle, Hay-97di, o suyu masaya getir, dedi.Caramon kapıyı kapatıp onların yanına gitti; Raistlin, içinde iksiri için sifalı otların karısımıbulunan kesesine uzandı. Keseyi masaya fırlatan büyücü bir el hareketiyle Crysania’ya iksirinihazırlamasını emretti. Sonra nefesi haber başlıkları ıslık çalarken kendisini minderlere bırakarak alevlere dalıpgitti. Caramon’un huzursuz bakıslarını üzerinde hisseden Crysania bakıslarını hazırlamaktaolduğu iksirden ayırmıyordu.Atları yemleyip sularını verdim. Onları yormadan kullandığımız için bir saatlik bir istirahattansonra yola çıkabilirler. Aksam l çökmeden Solanthus’a varmak istiyorum, dedi Caramon,huzursuz geçen sessiz bir süreden sonra. Pelerinini atesin önüne serdi. Üzerinden bulutlar halindebuhar yükseldi. Yemek ısmarladınız mı? diye sordu, Crysania’ya aniden.Hayır, sadece…sıcak su. diye mırıldandı kız, Raistlin’e içeceğini uzatarak.Hancı, hanımefendi ve büyücü için sarap, bana su ve yiyecek neyin varsa ondan, dedi Caramon,atesin önüne, masanın basında kardesinin karsısına otururken. Bu çıplak topraklarda DergothBozkırları’na doğru yaptıkları haftalar süren yolculuktan sonra insanın yol kenarındaki hanlardane bulursa onu yemesi gerektiğini | öğrenmislerdi; -tabii- eğer yiyecek bir sey varsa.Bunlar güz fırtınalarının baslangıcı sadece, dedi Caramon yavasça kardesine, hancı yenidenodadan gevsek adımlarla çıkarken. Güneye gittikçe daha da kötülesecektir. Bu güzergâhta ısrarcımısın? Bu senin ölümün anlamına gelebilir.Ne demek istiyorsun? Raistlin’in sesi çatladı. İrkilerek fincandaki sıcak iksirin bir kısmınıdöktü.Hiçbir sey Raistlin, dedi Caramon, kardesinin delip geçen bakıslarına sasırarak. Sadece…sadece öksürüğün. Islak yerlerde hep daha kötülesir.İkizine dik dik bakıp, Caramon’un söylemis olduğundan baska bir sey kastetmemis olduğunakanaat getiren Raistlin, bir kez daha kendisini haber başlıkları yastıklara bıraktı. Evethaber başlıkları

 

haber başlıkları u

r patlama yasanmıstı ki Dergoth Bozkırları tamamen yok olmustu. Her ikiordu da neredeyse tamamen silinmisti. Yüksek dağ kalesi Zhaman, parçalanarak olduğu yerde, birtas yığını haline haber başlıkları gelerek, artık Skullcap adı verilen bir tepe olusturdu. ‘Kadersiz Denubis patlama sırasında öldü. Fistandantilus’un da ölmüs olması gerekiyordu amaonun büyü gücü o kadar büyüktü ki hayatın bir bölümünü yakalamıstı; gerçi ruhu kendisine, gençbir büyü kullanıcısı Raistlin Majere ‘nin bedenini buluncaya kadar baska bir düzlemde yasamakzorunda kalmıs…Yeter!Tabii, Shalafi, diye mırıldandı Dalamar.Ve sonra Raistlin’in sesi kesildi.Çalısma odasında oturmakta olan Dalamar tek basına olduğunu biliyordu. Okumus olduğu seykarsısında tamamen dehset ve hayret içinde kalmıs, deliler gibi titriyordu. Bundan bir anlamçıkartmaya çalısan kara elf masanın -Raistlin’in masasının- ardındaki sandalyede oturup geceningölgeleri çekilip, boz safak gök yüzünü aydınlatıncaya kadar hayaller içinde kaybolarak oturdu.Raistlin’in bedenini bir heyecan ürpertisi sardı. Düsünceleri karısmıstı; neyi kesfetmis olduğunutam olarak anlayabilmek için rahatça çalısıp düsünebileceği bir zamana ihtiyacı vardı. Bir söz, basdöndürücü bir parlaklıkla aklının haber başlıkları içinde parlıyordu: …girisiminhaber başlıkları

 

haber başlıkları m

ın, ordu ile birlikte seyahat eden adamların ve ailelerinin hepsinin, bastan, kızın bircadı olduğuna kesin olarak inandıkları için, onu dinlemeyeceklerini bilecek kadar sağduyusu vardı.Aklına, onu hiç tanımayan insanlarla karsılasırsa, onlara öyküsünü haber başlıkları anlattığında, onlara Tanrılarıninsanları terk etmediğini, asıl terk edenlerin insanlar, olduğu haberini verdiğinde, onu, nasıl iki yüzyıl sonra Altınay’ı izledilerse, o sekilde izleyecekleri gelmisti.Fakat Raistlin’in acımasız sözleri canım yakıncaya kadar bu düsüncesini harekete geçirmek içinyeterince cesaret toplayamamıstı. Simdi bile, alacakaranlıkta, atını sakin orman içinde yürütürkenhâlâ adamın sesini kulaklarında duyuyor, ona kınayarak bakan; gözlerini görebiliyordu.Hak etmistim, diye itiraf etti kendi kendine. Dnancımdan ayrıl- j dım. Onu Paladine’a yaklastırmakiçin bir örnek teskil edecek yer- i de onu, kendime yaklastırmak için ‘cazibemi’ kullandım. Dçini çe-.kerek, ne yaptığının farkına bile varmadan parmaklarını karısmıs saçları arasında gezdirdi. Eğeronun irade gücü olmasaydı, simdi jnahvolmustum.Basbüyücüye karsı duyduğu hayranlık zaten yeterince güçlüydü ama daha da derinlesmisti;Raistlin’in de tahmin etmis olduğu gibi. Adamın inancını yeniden kazanıp, değerini kanıtlayarak birkez daha güven ve saygısını elde etmek istiyordu. Çünkü artık, kı-zararak, adamın onun hakkındapek iyi seyler düsünmüyor olduğuna hükmetmisti. Kampa inananlardan, gerçek inançsahiplerinden bir orduyla dönerek sadece ona yanıldığı göstermekle yetinmeyip -daha önce birrahibin yasamadığı bir dönemde rahipler haber başlıkları yetistirerek- zamanın değistirilebilechaber başlıkları

 

haber başlıkları t

sirgemesi…bu son kutlu teselliyi…Acı, tüm bedenini siddetle sarstı. Caramon! diye bağırdı Raistlin tek basına, karanlığa doğru.Caramon, sana ihtiyacım var! Caramon beni bırakma! Karnını tutarak hıçkırdı, bir top haber başlıkları gibikıvrıldı. Beni bırakma…beni bununla tek basıma…bırakma!Sonra aklı bilincini yitirdi. Yasamı parmaklarının arasından kayıp giderken gözlerinin önüne birsürü görüntü geldi. Karanlık ejderha kanatlan, kırık bir ejderha küresi…Tasslehoff…bir gnome…Tesellim… Ölümüm…Parlak, beyaz bir ısık; bir kılıç gibi saf, soğuk, keskin bir ısık büyücünün aklını desti. Korkudansinen büyücü, kendisini sıcak, rahatlatıcı karanlık içine gömmeye çalıstı. Caramon’a, kendisiniöldürmesi, acısına bir son vermesi, parlak, keskin ısığı karartması için yalvardığını duyabiliyordu.Raistlin, bu sözleri söylediğini duyabiliyordu ama konustuğunun farkında bile değildi.Konustuğunu sadece parlak, saf ısığın yansımasında, kardesinin kendisine sırtını dönmesindenbiliyordu.305TIsık daha da parlaklastı, ısıktan bir yüze; kara, soğuk, gri gözlü güzel, soğuk, saf bir yüzedönüstü. Yanan tenine serin eller dokundu.Dzin ver de seni iyilestireyim.Isık canını acıtıyordu, çelik ağrısından daha keskindi. Çığlık atarak, kıvranarak kaçmaya çalıstıRaistlin ama eller onu sıkı sıkı tutuyordu.Dzin ver seni iyilestireyim.Çek…git! …Dzin ver seni iyilestireyim!Yorgunluk, engin bir yorgunluk sardı her yanını haber başlıkları Raistlin’in. Savasmaktan yorulmustuhaber başlıkları

 

haber başlıkları z

t, o kadar! diye emretti o kadar büyük birhiddetle ki kız olduğu yerde büzülerek, irkildi. Raistlin kendisini yere bırakıp, nefes almaya çalıstı.Caramon, Crysania’ya endiseyle baktı. Kız çalısma masasına yürüyerek, görmeyen gözlerle masaüzerinde duran yıpranmıs, kararmıs büyükitaplarma bakmaya haber başlıkları basladı.Dur bir dakika hanımefendi, dedi Caramon yavasça ayağa kalkıp kıza doğru giderek. Gitmeyidüsünmüyorsun değil mi? Bu Astinus da kimin nesi? Ayrıca bu Koru’dan zarar görmedengeçebilmeyi nasıl düsünüyorsun?Tılsımım var, diye mırıldandı Crysania, ilk…ilk karsılastığımız zaman kardesin tarafından bana verilmisti. Astinus’a gelince,o, Palanthas’ m Büyük Kütüphanesi’nin bekçisidir, Krynn Tari- lhi’nin Tarihçi’si. ‘Senin zamanında öyle olabilirdi ama simdi burada olmayacaktır! dedi Caramon sinirlenerek.Kafanı kullan hanımefendi! Kullanıyorum, diye sözünü kesti Crysania, adama hiddetlebakarak. O, Yası Olmayan Astinus diye bilinir. Krynn üzerine ilk ayak basan o olmus, söylenceleregöre; son ayrılacak olan da O olacakmıs.Caramon kıza kuskuyla baktı.Geçtikçe, bütün tarihi kaydediyor. Geçmiste olmus olan ve halen olmakta olan her seyi biliyor.Fakat -Crysania, Raistlin’e endiseyle baktı- geleceği göremez. O yüzden bize ne gibi bir faydasıolabileceğini bilemiyorum.Hâlâ kusku içinde olan ve belli ki kızın anlattığı çılgın hikayenin yarısına bile inanmayanCaramon, uzun süre kızın gitmesine karsı çıkarak ikna etmeye çalıstı. Fakat gitmek, gittikçe Crysania’nındaha çok aklına yatıyordu; sonunda Caramon bile baska çaresi olmadığını fark etti. Raistliniyileseceğine daha da kötülesiyor-du. Teni atesle tutusmustu, zaman zaman anlasılmazbaygınlıklar geçiriyordu, yeniden kendine geldiğinde neden hâlâ Crysania’nın Astinus’u görmeyegitmediğini kızarak bilmek istedi.Böylece kız Koru’nun ve haber başlıkları en azhaber başlıkları